| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

HERŞEYİ PAYLAŞALIM

20 "erkek" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"erkek" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Kadın-erkek cephesinde savaş nedenleri...

Kadınla erkek aynı eve girdi mi kıyamet kopar. İster evli, ister sevgili olsunlar fark etmez. Ne aşkları ne de yüzükleri onları felaketlerden kurtarabilir. İşte iki cinsin birbirlerinde katlanamadıkları şeyler:

Kadın

Dağınık erkek delirtir

Televizyon seyrederken kumandanın hep erkeğin elinde olması.

Kadının dolaptan özellikle kendi için çıkardığı temiz havluları, erkeğin kullanması.

Duşta erkeğin ısrarla kadının sabunluğunu kullanması.

Kadının kendisi için aldığı pahalı kozmetik (temizleyici, tonik, nemlendirici vs.) ürünlerini erkeğin gelişigüzel kullanması...

Isı problemi. Kadınların sıcak sevmeleri ve erkeklerin devamlı camı veya klimayı açması. Sonuç: Kadının hasta olması.

İlk başlarda kadının konuşmalarını, fikirlerini ve hatta çocukluk anılarını merak ve ilgiyle takip eden erkeğin, bir zaman sonra seslenişini bile duymaz olması.

Evde tamir edilmesi gereken şeyler için hiçbir girişimde bulunmaması.

Çoraplarını çıkarttığı gibi herhangi bir yere atması.

Flört döneminde doğum kontrolünü kendi yapan erkeklerin aynı çatı altında bu sorumluluğu tamamen kadına atmaları.

Kadın sarımsak yememişken erkeğin umursamadan sarımsaklı yemekler yemesi.

Kırk yılın başında mutfağa girip yemek yapsa da her tarafı batırması.

Televizyon seyrederken bir şey sorulduğunda, kulaklarının duymaması.

Tabii ki dağınık olması.

Erkek

Dırdır, şikayet istemez

Erkenden uyanıp (özellikle hafta sonları) odada gürültü yapması..

Evin eksikleriyle ilgilememesi.

Maç olduğu gecelerde eve iptal edilemeyecek misafirleri çağırması.

Evden çok aceleyle çıkıp bir yere yetişmesi gerektiğinde, kadının sallana sallana duşa girmeye karar vermesi ve sürekli gecikmesi.

Geceleri erkeğin yatağa girmesini beklemeden kadının uyuyakalması.

Saçlarının, fırçalara, taraklara, küvete, lavaboya ve aklınıza gelebilecek her köşeye dağılması.

Sürekli şikayet etmesi ve çok konuşması.

Kullanılmış iç çamaşırlarını ortada bırakması.

Benim arkadaşım senin arkadaşın ayrımı yapması.

Temizlik kontrolörlüğü yapması.

Eve giriş çıkış saatlerinin çetelesini tutması.

Evde eşofman, tayt, pijama giymesi..

Diyete girdiğinde birdenbire erkeğin de diyete ihtiyacı olduğunun ortaya çıkması.

Erkeğin gözü önünde kaşlarını almaları, ağda yapmaları, yüz maskesini sürmeleri; bu da yetmiyormuş gibi bir de yüzlerindeki o 'şey'le yatağa girmeleri.

Her kavgaya erkeğin annesinin karıştırılması.

Tüm ağrılarını abartması.

Erkekler Neden Tuhaftır ?

Erkek kısmısı abuk sabuk şiddet sahnelerine bayılır, silahlara tapınır, herşeyi bir yarış olarak görüp sürekli kazanmaya çalışır. Daha başka bir dolu anlaşılmaz zevkleri vardır. Kadın gözüyle erkeklerin dünyası ve bilimsel açıklamalar... Sosyal bilim denen meredin uzmanlarına göre, biz kadınlarla siz erkekler tıpatıp aynı şekilde yetiştirilseydik, aynı şeylerden hoşlanırdık.

Oğlanlar silahlarla oynamaz, kızlar Barbie bebekler gibi giyinmeye meraklı olmazdı. Bir orta yol bulunur, cinsler arasındaki kültür ve zevk farkları tamamen ortadan kalkardı. Oturduk düşündük ve sizin neyi neden sevdiğinizi biraz araştırdık. İşte neden bu kadar tuhaf olduğunuza dair yarı bilimsel açıklamalar;

Şiddet sahneleri seviyorsunuz

Erkeklerin büyük bölümü, "Kaza olur" ümidiyle ralli ya da F1 izliyor, kanlı filmleri seyretmeye bayılıyorlar. Antropologlar bunun nedenin kahraman savaşçılar olduğunuz eski dönemlerden kaynaklandığını iddia ediyorlar. Bilim adamları "Düşmanca bir çevrede yaşayan atalarımızdan kalma genler, biyokimyamızı ve vücudumuzun gelişimini belirlemiş" diyorlar. O korkunç şartlar altında yalnızca en sert, en güçlü ve en acımasız erkekleri hayatta kalmayı ve soylarını sürdürmeyi başarabildikleri için şiddet de erkek DNA'sının bir parçası haline gelmiş.

Hız yapmaya bayılıyorsunuz

Tekerliği icat eden adamın ilk sözlerini düşünün bir! "Gel, seninle yarışalım. Kazanan, kabilenin bütün kadınlarıyla yatsın!" demiştir herhalde. İşin bir de biyolojik yönü var. Dünyanın neresinde, hangi iş olursa olsun eğer herhangi bir tehlike, ciddi bir risk söz konusuysa, erkekler mutlaka o işi yapmaya çalışır. Kadınların asla tenezzül etmediği bir dolu riskli, tehlikeli işe kendilerini atar, savaşmaya, dövüşmeye bayılırlar. İtiraf etmek gerer, güçlü olmanız işimize geliyor, özellikle eşya taşırken.

Karın kaslarına tapıyorsunuz

Herkesin muhteşem pazuları olabilir, ama muhteşem karın kaslarına sahipseniz, bu işi cidden başarmışsınız demektir. Karın kasları da erkeklerin birbirlerine üstünlük taslamak için kullandıkları milyonlarca yöntemden biri. Ama siz siz olun, geyiklerle aranızdaki benzerlik, sizde de boynuz çıkmasına yol açmasın!

Dart ve bilardoya bayılıyorsunuz

Dart oynamak rekabeti ve saldırganlığı bir araya getiriyor. Biyolojik olarak erkekler, cinsel birleşmeyi andıran sporları tercih ediyor. Bilardoya gelince... Istaka, Freudyen yaklaşımına göre, erkekliğin yerini tutuyor. Yuvarlak olan top, kadına benziyor. Istakası uzun olan adam, topu deliğe sokup diğerlerini yeniyor. Deliğe giren her top, bir çeşit zafer olarak görülüyor. Ne kadar çok top deliğe girerse, o kadar çok kadın fethedilmiş oluyor. Sizin bu tavırlarınız, kadınları çok güldürüyor.

Kafanızı kazanmakla bozmuşsunuz

Her konuda yarışa giriyorsunuz, egonuzu tatmin etmek için çabucak dolduruşa geliyorsunuz. Biz kadınlar sizi hayret içinde izlerken siz en basit bilgisayar oyununu ölüm kalım meselesine, mahalle maçını savaş alanına dönüştürebiliyorsunuz. Çünkü kadınların kaybedenlerden kaçacağını başarılı ve hatta "en iyi" olanlara vereceğini düşünüyorsunuz. Fena halde yanılıyorsunuz. Kadınlardaki annelik içgüdüsünün zayıf erkeklerle karşılaştıklarında ortya çıktığını, birçok kadının bu yanılsama haliyle geçirdiğini göz ardı ediyorsunuz. Neyse siz yine de sidik yarışına devam edin. Kadınlar size aşık olmasa da, cüzdanınızla ilgilenen kadınlar arasından istediğiniz tercihi yapabilirsiniz.

Dostlarınızla Dalga Geçiyorsunuz

Eski iş yerimde iş arkadaşlarımın hepsi erkekti. Birbirlerine ağza alınmayacak laflar ederler sonra da omuz omuza içmeye giderlerdi. O lafların herhangi birini bir kız arkadaşıma söylesem, bir daha ömür boyu yüzüne bakamam herhalde. O zaman farkettim ki aşağılandığınız zaman bunu büyük bir sorun haline getirmiyorsunuz, kişisel olarak üzerinize alınmıyorsunuz. Siz de gidip bir başkasını aşağılıyor, onunla dalganızı geçiyor, deşarj oluyorsunuz. Tıpkı goriller ve şempanzeler gibi.

Kendinize çok güveniyorsunuz

Kadınların en büyük sorunu,özgüven eksikliğidir. Bu yüzden daha alıngandırlar, daha sık bunalıma girer, daha çok mutsuz olurlar. Erkeklerdeyse bir kendine güven fazlası var ki düşman başına! En ufak övgüde poponuz kalkıveriyor. İlişki bittikten sonra, hala hayatımızda çok büyük bir yer tuttuğunuzu zannediyor, böbürlenip duruyorsunuz. Bir arkadaşım iki yıldır bir adamla birlikte. Arada sırada da ilişkiler üzerine geyik yazılar arttırıp duruyor. Kızcağız, ne zaman aşka dair bir şey yazsa, adam gelip "Yine beni anlattığının farkındayım" diyor. İkimiz de adamın kendini bu kadar önemsemesine ve komik duruma düşmesine bayılıyor, ona hiçbir şey çaktırmadan kıkırdaşıp duruyoruz. Bence bunun nedeni Türkiye'nin hala ataerkil bir toplum düzenine sahip olması. Erkek çocuk şımartılıyor, poh pohlanıyor ve bir çeşit kendine güven abidesi haline geliveriyor.

Silahlara tapıyorsunuz

Bütün erkek çocukları hırsız - polis oynar ve mutlaka oyuncak tabancaları vardı, istisnasız hepsi silahlara düşkündür. Uzmanlar silahın erkeklere güven verdiğini söylüyor. Tıpatıp aynı yetiştirilen erkek ve kız çocukları üzerinde yapılan deneylerde, erkek çocukların oyuncak olarak yine de silahı seçtiği görülmüş. Bu içgüdüsel hareketin, erkeklerin binlerce yıldır kadınlarını, ailelerini ve evlerini korumalarından kaynaklandığı iddia ediliyor.

İnşa etmekten büyük zevk alıyorsunuz

Bazı uzmanlar, kadınlar için barınak, sığınak, ev yapmanın erkeklerde içgüdüsel bir eylem olduunu düşünüyorlar.Üstelik ortaya çıkan sonucu herkes görebiliyor. Sizdeki bu inşa tutkusu, küçük yaşlarda başlıyor. Lego oynuyorsunuz, küçük ve büyük nesnelerin yerlerini değiştiriyor, üç boyutlu bulmacalarla uğraşmaya bayılıyorsunuz.

Küfretmeden duramıyorsunuz

Erkekler bu durumu "Siz kadınlar ağlamadan duramıyorsunuz, biz de küfretmeden duramıyoruz" şeklinde açıklıyorlar. Küfretmenin insanı nasıl rahatlattığını biliyorum fakat siz biraz işin dozunu kaçırıyorsunuz. Bilimadamları küfretmenin gözyaşı dökmek gibi duygusal bir şey olduğundan bahsediyor. Bu durum hayal kırıklığı gibi bir dış etken sonucunda ortaya çıkıyormuş.

Sarhoş olmayı eğlenceli buluyorsunuz

Kadınların bir bölümü de içki içmeyi sever, ama sınırı aşıp sarhoş olduklarında bir süre içkiden uzak dururlar ve geçirdikleri geceyi eğlenceli değil, korkunç olarak hatırlarlar. Erkekler sarhoş olmayı, kendilerine çok büyük ve geri dönülemez bir zarar vermeden sınırda yürümek olarak tanımlıyor, savaş, parasızlık, abazanlık gibi büyük sorunları unutmak için en iyi yol olarak görüyor. Kadınlardan daha çok içki içmelerine mazeret olarak da "Bizim vücut hacmimiz daha fazla, o yüzden alkolün aynı etkiyi gösterebilmesi için daha çok içki içmemiz gerekiyor." diyorlar

Etten başka birşey yemiyorsunuz

Psikologlar, kırmızı et yemenin, beyinde biyokimyasal bir tepkime başlattığını ve saldırganlık düzeyini yükselttiğini söylüyor, et yemenin daha büyük bir heyecan yarattığını iddia ediyorlar. Bazı bilim adamları, erkeklerin kadınların doğurganlığını kıskandığını, kendileri her hangi bir canlı yaratmadıkları için yaratılmış olanları öldürerek içlerindeki komplekslerden arınmaya çalıştıklarını iddia ediyorlar.

Bütün kadınları seksi buluyorsunuz

Kadın konusuda arabaya benziyor. Bir galeride asla alamayacağınız araba için arkasında dolaşıyorsunuz. Seks araştırmacılarına göre erkeklerin içinde keşfetme ve araştırma isteği daha fazla baskın olduğu için yeni şeyler daha büyük zevk veriyormuş.

Aptalca şeyler yapıyorsunuz

Hiç kafasıyla tuğla kırmaya çalışan bir kadın gördünüz mü? Ya da bir kamyonu tek başına çekmek için debelenen. Ama her ne hikmetse biz erkekler böyle saçma sapan işler yapıp aklımız sıra erkekliğimizi kanıtlıyoruz. Bu olayın bir bilimsel açıklamasını bulamadık. Bence böyle işlere kalkışıp kendinizi sakatlamaktan vazgeçin. Erkekliğinizi değil, ne kadar aptal olduğunuzu kanıtlıyorsunuz.

Kötü Giden Evlilik Nasıl Kurtarılır?

Endişe ve planlarınızı paylaşmak, kırgınlıklarınızı ve işte neler olduğunu anlatmak evliliğinizi daha kuvvetli hale getirir. Malesef, bunları söylemek yapmaktan daha kolay. İşte evliliğinizde daha iyi iletişimi sağlayacak uzman tavsiyeleri..
.
Sohbet edin

Günlük koşuşturma içerisinde konuşmaya pek vakit kalmıyor. Çocuklarla, alışveriş listesiyle ve günün dedikodularıyla ilgili ayaküstü konuşulabiliyor ama ruh halinizi, gelecekte yapmak istediklerinizi kısacası paylaşmak isteyip de içinize attığınız bir çok şeyi ancak geniş sohbet zamanlarınızda anlatabiliyorsunuz.Ama bu zamanları yaratmakta sizin elinizde.


İki hafta da bir kez bir saatinizi eşinizle konuşmaya, dertleşmeye ayırmalısınız. Fakat, bu süre içerisinde evliliğiniz ve birbirinizin duygusal istekleri haricinde konular konuşmamaya dikkat etmelisiniz.

Suçlamaktan vazgeçin

Kendinizi şişman hissetmeniz onun hatası değil. "Bana artık hiç iltifat etmiyorsun!" gibi suçlayıcı cümleler kullanacağınıza " Hamilelik kilolarımdan hala kurtulamadım. Beni eskisi gibi çekici bulduğuna inanmak için desteğine ihtiyacım var" gibi olumlu tümceler kullanın.

Değişikliğe açık olun

Uzun süreli evli çiftler artık birbirleriyle ilgili her şeyi bildiklerini düşünürler. Fakat, zaman hepimizin duygularını ve ilgi alanlarını değiştirebilir. Eşinizi hala keşfedeceğiniz çok yönü olan eşşiz bir insan olarak kabul edin.

Düğün Mekanı

Şimdi düğün mekanlarında hiçbir sınırlama yok. Oteller, şık restoranlar, geniş teraslar, sevimli bahçeler ve tabii tekneler. Siz yeter ki nasıl bir düğün istediğinize karar verin ve detaylara dikkat edin.

Nasıl Bir Düğün?
Nasıl bir düğün yapacağınız konusu, hem eşinizle hem de ailenizle ortak alacağınız bir karar. Bu kararda en önemli rolü de kuşkusuz maddi durumunuz üstleniyor. Ama, bütçeniz ne olursa olsun, artık öyle çok alternatifiniz var ki. Öncelikle, gösterişli bir düğünden çok, sıcak bir ortamda en sevdiğiniz yakınlarınızla beraber olmanın aslında en ideali olduğunu unutmayın. Çok kalabalık bir düğün yapıp maddi olarak zorlanmak yerine evinizin önemli eksiklerini gidermek ya da her zaman gidemeyeceğiniz değişik bir yere balayına gitmek çok daha cazip olabilir. Bütçenize göre, yakın çevrenizi çağırabileceğiniz, nikah sonrası kısa bir kokteylin yanı sıra yemekli, müzikli bir düğünde yapabilirsiniz. Eğer böyle bir organizasyon düşünüyorsanız hazırlıklara çok önceden başlamanızda yarar var. Bir an önce araştırmalarınıza başlayıp, yeri ve zamanı belirlemeniz gerekiyor.

Dikkat Edeceğiniz Noktalar
· Ailelerinizle karşılıklı görüşüp, toplam davetli sayısını belirleyin. Bütçenizi ayarlarken ve düğünün yapılacağı yeri seçerken davetli sayısı belirleyici bir etken olacaktır.
· Seçeceğiniz mekanda servis yapılıp yapılmadığını öğrenin. Sadece salonu kiralıyorsanız, yiyecek ve içecek servisi için ayrıca bir firmayla anlaşmanız gerekebilir.
· Müzik olarak ne istediğinizi de konuşun.
· Beğendiğiniz mekanlardaki yetkililerden fiyat alarak araştırma yapmaya başlayabilirsiniz.
· Ödeme planında anlaştığınız taktirde, bunu detaylı bir anlatımla mutlaka kağıda dökün.
· Fiyatların hafta içi ve hafta sonu olarak farklılık gösterip göstermediğini de öğrenin. Hafta içi fiyatlar daha uygun olabilir.
· Davetli sayınızı alabilecek kapasitede olduğu söylenen mekanı masalı olarak da mutlaka görün.
· Düzenleme ve organizasyonla ilgili bir firmayla anlaşıp, her ayrıntıyı onlara bırakabileceğiniz gibi tüm hazırlıkları sizde üstlenebilirsiniz. Ama sakın geç kalmayın.
· Nikahla düğünü birarada yapacaksanız, nikah masasının yerine dikkat edin.
· Masa düzenlerini davet ettiğinizden fazla konuk geleceğini hesaplayarak yapın.
· Böyle günlerde, kapıda bir yığılma olmaması için arabaların park yerleri ile de ilgilenmelisiniz.
· Fiyat alırken menü seçeneklerini de gözden geçirin. Ayrıca servisin nasıl yapılacağını, tabakları, çatal bıçakları ve bardakları da görün.
· Pastayı da kimin hazırlayacağını önceden konuşun. Bir sürpriz yaşamamak için pastanızı bildiğiniz bir yere hazırlatmanız en iyisi olacaktır.
· Düğün gününüze katılan konuklardan bir anı kalmasını istiyorsanız, girişe büyükçe şık bir defter koyup, duygularını belirtmelerini isteyebilirsiniz.
· Davetlilerin adlarının yazılı olduğu kartlar hazırlayıp, masalara yerleştirebilirsiniz.
· Gelin ve damadın oturacağı masada, şahitler ve eşleri, ayrıca yakın akrabalar da bulunmalıdır.
· Davetli topluluğu kalabalıksa yuvarlak masaları tercih edin.
· Çocukları ve gençleri aynı masaya oturtursanız bu durumdan memnun olurlar.
· Düğünde gönderilecek çiçeklerin daha şık durması için, önceden yerlerini tespit edin.

EVLENMEDEN ÖNCE

Her evlilik yeni bir başlangıçtır. Ancak yaptığınız pembe başlangıcın bir kabusa dönüşmemesi için, eşinizle bazı konuları önceden konuşmalısınız...

Onunla tıpatıp aynı olmanıza imkan yok. Yıllardır belli alışkanlıklarla yaşamış bir insandan birden bire değişmesini, sizin istediğiniz gibi hareket etmesini bekleyemezsiniz. Bu gerçeği evlenmeden önce kabul edin. Bu yüzden karşınızdaki insanı iyice inceleyin ve ancak onun size uymayan huylarını kabul edip, bunlarla yaşayabileceğinizi düşünüyorsanız “evet” deyin. Öte yandan, onunla tartışmanız gereken diğer konular olacaktır:

Para: Evlendikten sonra artık ortak bir bütçeniz olacaktır. Ancak para harcama alışkanlıklarınız birbirinizinkine uymayabilir. Bu yüzden dikkat etmeniz gereken noktalar vardır. Eğer çalışmayacaksanız, eşiniz size günlük ev harcamalarının dışında da para bırakmalıdır. Ayrıca çalışmamanız paranın kontrolünün eşinizde olmasını gerektirmez. İlerki planlarınız için, örneğin ev almak, taksit ödemek gibi, sizin de paranızın ne durumda olduğundan haberdar olmanız gerekir. Eğer siz de çalışacaksanız, her ikiniz de kazandığınız parayı ortak bir hesaba yatırabilirsiniz. Ancak kendiniz için para biriktirmek gibi bir niyetiniz varsa, her ikiniz için özel bir hesap açtırıp, her ay buraya belli bir miktarda para yatırabilir ve kalanı, ortak hesaba aktarabilirsiniz. Ortak hesaptan yapacağınız harcamalarıysa birbirinize haber vermenizde fayda vardır.

İş bölümü: Bütün erkekler ev işlerinde annelerine ne kadar yardımcı olduklarını, her zaman kendi işlerini üstlendiklerini söylerler. Ancak iş gerçeğe döküldüğünde, durumun sandığınız gibi olmadığını görebilirsiniz. Bu konuyu önceden konuşmalı, sizin ütü yapıp, yemek hazırlamak için değil bir yuva kurmak için onunla evlendiğinizin altını çizmelisiniz. Şüphesiz çalışmayıp, ev kadını olmayı tercih ettiğiniz takdirde ev işlerinin büyük sorumluluğu sizde olacaktır. Ama bu, müstakbel eşinizin size kesinlikle yardım etmeyeceği anlamına gelmez.

Çocuklar: Bu da evlilikte önemli sorunlardan biridir. Henüz çocuk doğurmaya hazır olmadığınızı düşünebilir, bu yüzden beklemek isteyebilirsiniz. Öte yandan eşiniz sizinle hemfikir olmayabilir. Bu durumu da önceden çözmeniz gerekir. Çocuk yapacağınız zamanı birlikte kararlaştırmalı, bu konuda size baskı yapmamasını önceden sağlamalısınız.

Aile: Aileler ve çevreler, ilişkinin yürüyüp yürümemesindeki en büyük etkendir. Eğer taraflardan biri ailesine fazlasıyla bağlıysa diğeri bu durumdan rahatsız olabilir. Örneğin eşinizin annesi sürekli gelip, sizin ortak yaşamınıza müdahele ediyorsa, ikilemler yaşanacaktır. Bu yüzden evlenmeden önce bu konuya değinmeli, ikinizin de hoşlanacağı bir yol bulmalısınız. Bunu önceden konuşmanız, ilerideki pürüzleri de silecektir.

Çalışmak: Bu, ülkemizdeki kadınların en büyük sorunu. Birçok kadın, eşi izin vermediği için istediği halde çalışamıyor. Bu yüzden bu konuyu da evlenmeden önce netleştirmelisiniz. Eğer çalışamıyorsanız, evlendikten ve çocuklarınız doğduktan sonra da iş hayatınızı sürdürebileceğinizi eşinize net bir biçimde anlatmalısınız. Çalışma hayatınız yoksa bile, ona istediğiniz takdirde çalışabileceğinizi belirtmelisiniz. Bu şartlar size önemsiz gibi gelebilir ama ileriki yaşantınızda nelerle karşılaşabileceğinizi bilmediğinizi unutmayın.

Ruh Halinize Göre Beslenin

Ruh halimiz ister istemez sürekli olarak değişimler gösterir. Güzel başlayan bir gün trafik sıkışıklığıyla, tuttuğumuz takımın maçı kaybetmesiyle, sevgilimizle yapacağımız küçük bir tartışmayla bile birden kabusa dönüşebilir.
İnsanların ruh durumu ve beslenmesi arasında doğrudan bir ilişki mevcuttur. Hayal kırıklıkları, endişe, bezginlik, aşırı öfke, çekingenlik gibi durumlarda ister istemez iştahımızda olumsuz etkilenir. Bu duygular bizlerin ruh halini dolayısıyla da iştahımızı olumsuz etkiler. Öyle ki bazen sinirlenince hemen buzdolabına koşup ne var ne yoksa hepsini silip süpürebiliyor, sigara ve alkol tüketimini arttırabiliyoruz. Tam tersi durumlarda söz konusu olup tamamen iştah kaybı da görülebiliyor.  Eğer böyle dönemlerde nasıl beslenmemiz konusunda bilgili isek formumuz asla olumsuz etkilenmez ve bu dönemleri kolayca atlatabiliriz.
İstanbul Özel Hizmet Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Aşkın Yüksel’e göre bu dönemleri bilinçli beslenerek daha hafif atlatabilirsiniz. Hangi özel durumlarda hangi besinleri tüketeceğimizi kısaca şöyle sıralamak mümkün...

Yorgunluk

Bu dönemde iştah olumsuz etkilenir. Kişiler yemek bile yemek istemezler. Böyle dönemlerde C vitamini yönünden zengin taze meyve ve sebzeler imdadımıza yetişir.
Bu sebzelerin özellikle vitamin kaybına uğramaması için çiğ tüketilmesi önerilir. Portakal, kivi, havuç, yeşil biber, maydanoz ve içecek olarak kuşburnu ile bitkisel çaylar önerilir. Bu besinler özgüven eksikliğine de iyi gelmektedir.


Çekingenlik
 
Fosfordan zengin olan balıklar, kuru baklagiller ve bulgur bu dönemi çabuk atlatmanıza yardımcı olacaktır ve kendimize olan güveni tekrar kazanmamızı sağlayacaktır. Alkol kullanıyorsak ufak bir kadeh geçici de olsa bize bir güç verecektir. Ama dozun çok iyi ayarlanması gerekir.


Aşırı Öfke

Bu dönemlerde yağlı tohumlar, özellikle fındık, ceviz ve fıstık tüketilmesi uygundur.
Kafeinli içeceklerden ve kırmızı etten mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.


Endişe

Endişe durumunda vücutta aşırı sıvı kaybı olur. Bu nedenle böyle dirmlarda hafif çorba, komposto, meyve suyu içilmelidir.

Bezginlik

Bu dönemde özellikle kalsiyum açısından zengin süt, yoğurt ve peynir en büyük yardımcımızdır. C vitamini ihtiyacı da bu dönemde artacağı için taze meyve ve sebze tüketimi arttırılmalıdır. Meyveli yoğurtlar ve sütler en büyük yardımcımızdır. Mevsim meyveleri ile hazırlanmış meyveli yoğurtlar bezginliğimizi bayağı hafifletecektir.


Hayal Kırıklığı

Sebzelerin hayal kırıklığını hafifletici özellikleri vardır.
Özellikle

Ömrünüzü uzatabilirsiniz

Alışkanlıklarınızda ve yaşam stilinizde birkaç değişiklik yaparak, belki de 100 yaşına kadar sağlıklı ve mutlu yaşamak elinizde! İşte uzmanların açıklamalarına göre ömrü uzatan 5 alışkanlık... Bunları yaparak ömrünüze ömür katabilirsiniz... 
Günde Azar Azar 5 Öğün Yiyin

Günde 5 defa küçük porsiyonlarda yemek yiyin. Vücudunuzun kan şekerini, enerjisini ve ihtiyacı olan besinleri almış olursunuz. Az yiyerek, kalp krizi risklerini ve sindirim sorunu gibi metabolik hastalıkları önlemiş olursunuz.
Asansör Kullanmak Yerine Merdivenlerden Çıkın

Merdivenlerden çıkmak egzersiz yapmanızı sağlar, bağışıklık sisteminizi güçlendirir, hareketlilik kazandırır ve enerjik olmanızı sağlar. Gün boyunca hareket etmenizi sağlayacak yürüme, koşma, bisiklete binme gibi egzersiz fırsatlarını kaçırmayın. 
Kahkahalarla Gülün

Gülmek endorphin seviyesinin yükselmesini sağlayarak iyi hissetmenizi sağlıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hücrelerin ömrünü uzatıyor.  Keyifli insanların daha uzun yaşadığı tartışmasız bilinen bir gerçek.
Her Gün 8 Bardak Su İçin

Su vücudunuzun fonksiyonlarının iyi çalışmasını, uzun ve sağlıklı yaşamanızı sağlar. Doğal su kaynakları şehirlerden ne kadar uzak olursa çevre kirliliğine neden olan kimyasallar  ve zehir içermez. Arıtılmış su içmeye özen gösterin. Su plastik şişeşerde olmamalı çünkü plastikte bulunan polychlorinated biphenyls (PCBs) suya karışabilir.

Meditasyonla Rahatlayın
Stres yaşamınızı kısaltabilir. Bu nedenle sizi rahatlatan, stresinizi dengelemenizi ve yönetmenizi sağlayan tekniklerden yararlanın. Zaman zaman derin nefes alıp verin, bu vücudunuzdaki zararlı toksinlerden arınmanıza yardımcı olabilir. Düşünceleriniz ne kadar rahatlarsa, stres hormonlarınız azalır, kendi kendinizi yönetmeyi öğrenir ve daha uzun hedeflere odaklanabilirsiniz.
Bunu Denemenizi Öneririz...

Rahat bir sandalyeye ya da yere oturun. Nefes alın ve gözleriniz kapatın. Bir süre kıpırdamadan bekleyin. Kendinizi bir balonda, gökyüzüne doğru yükselip kaybolurken hayal edin.  Yorgun düşüncelerinizden uzaklaşıncaya kadar devam edin. Kısa bir süre sonra vücudunuzun hafiflediğini hissedeceksiniz ve düşüncelerinizde hafifleyecek. İlk denemelerinizde zorlanabilirsiniz ancak zamanla daha kolay ve daha hızlı yapacaksınız.

Kadınların İdealindeki Erkekler

Her kadının bir ideal tipi vardır. Bazı kadınlar sarışın sever, bazıları esmer. Fiziksel özellik bakımından belki anlaşamayabilirler ama bir erkekte aradıkları özellikler hemen hemen aynıdır... Merak edenler için işte kadınların vazgeçemediği 10 erkek tipi.

1. Kötü çocuk: Ne yapacağı kestirilemez, kararsız, hiçbir şeye değer vermez ama kadınlar ona bayılır. Ne zaman iki erkek arasında kalsalar kadınlar daima kötü çocuğu seçerler. Dayanılmaz cazibesi ve şeytan tüyüyle kötü çocuk kadınların en çok beğendiği erkeklerin zirvesinde.

2. Sporcu: Asi, atletik ama aynı zamanda disiplinli. Kusursuz bir vücut. Sporcu erkekler kadınların hoşlandığı erkek tiplerinin başında geliyor.

3. Müzisyen: Bir konsere gittiğinde sahnede gördüğü adamla birlikte olmayı kim istemez ki?

4. Yabancı erkek: Farklı ve oldukça gizemli. Değişik alışkanlıkları ve değişik bir aksanı olan dış ülkelerden bir adam, özellikle yurt dışına çıkmamış kadınlar için çok çekicidir.

5. Sanatçı: Her kadının ağlayacak bir omuza ihtiyacı vardır ve duyarlı bir sanatçı bu kişilerin başında gelir. Bol triko kazaklar ve düşük bel pantolon giyen yakışıklı bir destekçiye kim hayır diyebilir?

6. Köpek sahibi erkek: Köpeğin cinsi ne olursa olsun özellikle 30 yaş üstü kadınlar için bu erkekler dayanılmazdır. Çünkü onlar şefkatli ve sorumluluk almayı bilen erkekler.

7. İtfaiyeci: Alevlerle savaşan adam. Hem güçlü, hem de cesur. Üstüne üstlük bir de yakışıklıysa…

8. Cerrah: Herhangi bir şeyi bir cerrahtan daha seksi bulacak pek az kadın vardır. Bunun nedeni cerrahların aldıkları zorlu eğitimi hayatı daha iyi yapmak için kullanmalarıdır. Kadınlar yakışıklı bir cerrahta hem zekayı hem güzelliği bir arada bulabilirler.

9. Aşçı erkekler: Yemek yapabilme yeteneğinin kadınlar üzerinde inkar edilemez bir etkisi vardır. Mutfakta ne yaptığını bilen bir erkek bir kadını kolayca etkileyebilir. Ne de olsa hiçbir kadın kendisi için hazırlanmış bir akşam yemeğine hayır diyemez.

10. Marlboro erkeği: Dar kot pantolonu ve deri çizmeleriyle oldukça vahşi görünür ama aynı zamanda çok romantik ve naziktir. Sert bakışları ve iddialı bir konuşmaları vardır.

Türk Gençleri Cinsellikte Sınıfta

1cinsel(2) Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ile Nüfusbilim Derneği’nin ortaklaşa yürüttüğü "Türkiye Gençlerde Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Araştırması"nın sonuçlarına göre Türk gençleri cinsellikte sınıfta kaldı! Araştırmayla, gençlerin cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda ciddi bir bilgi eksikliği içinde olduklarını belirlendi.
Araştırmaya göre, her 3 kadından biri cinsel organlarının adlarını bilmezken, erkeklerin yarısı da gebeliğin hangi dönemde olacağından habersiz. Her üç gençten biri bebeğin anne karnında nerede büyüdüğünü bilmiyor. Gençlerin sadece yüzde 10’u HIV/AIDS konusunda doğru bilgiye sahipken yarısı da HIV taşıyıcısı olduğunu düşündüğü birisinin elini sıkmanın kendisine zarar vereceğine inanıyor.
Türkiye'de 15-24 yaş arası gençliğe ilişkin sonuçları ulusal düzeyde temsil eden ilk çalışma niteliği taşıyan araştırmada öne çıkan belli başlı sonuçlar şöyle:

• 15-24 yaş gençler arasında resmi nikahı olmadan dini nikahla yaşayanların oranı yüzde 12.
• 10 gençten sadece 4'ü bebeğin geliştiği organı (rahim) doğru olarak biliyor.
• Her dört kadından biri, kadın üreme organlarının isimlerini bilmediklerini ifade ediyor.
• Gebelik oluşma zamanına dair bilgisi olduğunu belirten her 4 gençten sadece 1'i doğru bilgiye sahip.
• Her 4 gençten 1'i tek bir cinsel ilişki ile gebelik oluşmayacağını düşünüyor.
• 15-24 yaş arası her 10 gençten yalnızca 1'i HIV/AIDS konusunda doğru bilgiye sahip.
• HIV/AIDS’i duyan gençlerin yaklaşık 3'te 2'si, HIV/AIDS ile yaşayan bir kişi ile aynı odada bulunmaktan rahatsız olacaklarını belirtiyor.
• Yaklaşık her 10 gençten 9'u, bir ailenin sahip olacağı çocuk sayısına çiftlerin kendilerinin karar vermeleri gerektiğini belirtiyor.
• Gençlerin ideal olarak gördükleri ilk anne olma yaşı ortalama olarak 24,2 ilk baba olma yaşı ise 26,2.
• Gençlerin sahip olmak istedikleri çocuk sayısı ortalama 2.4.
• Her 4 gençten 3'ü cinselliklerini nasıl yaşayacaklarına “kendilerinin karar vermeleri gerektiğini" belirtiyor.
• Gençlerin yüzde 43’ü evlilik öncesi cinsel ilişki deneyimi yaşayan bir arkadaşı olduğunu belirtirken, bu oran kadınlarda yüzde 35 iken erkeklerde yüzde 51.

Cinsel Gücü Artıran Diyet


1cinsel güc
Çinkonun erkek üretkenliğinde, seksüel arzuda ve uzun süreli seksüel sağlıkta çok büyük etkisi olduğu biliniyor. Peki ya diğerleri...

Mineralleri yadsımayın!
Seks için bazı minerallerin etkisi inkar edilemez. Örneğin, çinko gibi. Yapılan araştırmalar çinkonun çok kuvvetli canlandırıcı olduğunu ortaya çıkardı.
Erkek için çinko
Çinkonun erkek üretkenliğinde, seksüel arzuda ve uzun süreli seksüel sağlıkta çok büyük etkisi bulunmaktadır. Her ilişkide 5 mlgr. çinko harcanır. Ve, bu günlük ihtiyacın üçte biri.
 
Tipik bir romantik yemek deyince genellikle aklımıza, seksin değil de tam olarak iyi bir uykunun reçetesinde olması gereken, şarabı ve kalın sulu bifteği içeren bir yemek ve devamında bol çikolatalı tatlı gelmektedir.
Kan akışını hızlandırmak için...
• Düşük yağ, düşük kolesterollü ‘Cinsel Gücü Arttıran Diyeti' uygulayarak ve biraz egzersiz yaparak(sağlığınızı iyileştirmek ve aynı zamanda cinsel organlara kan akışını arttırmak için ) siz ve partneriniz sağlıklı cinsel hayatınızın keyfini uzun seneler çıkartabilirsininiz.
Bu diyet aşağıdakiler sayesinde yardım eder

• Eğer herhangi bir şey genel sağlığınız için iyi ise aynı zamanda cinsel hayatınız içinde iyidir. Bu yüzden bu diyet daha dinç hissetmeniz için az yağlı ve iyi dengelenmiş besin seçenekleri içeriyor.
• Afrodit'in suda doğduğu söylenir dolayısıyla da birçok deniz besini afrodizyak olarak isimlendirilmiştir. Bu beslenme planı, hisleri harekete geçirecek lezzetli deniz besinleri içeriyor.
• Biber, cumin, arnavutbiberi gibi baharatlar vücudu ısıtırlar. Bu diyet ısıyı arttıracak baharatlar içeriyor.
Kahvaltı
Birinci seçenek
• Pudra şekerine batırılmış çilek
• Taze sıkılmış portakal suyu
• Omlet
İkinci seçenek
• Greyfurt üzerine maraşino kirazı
• Kızarmış ekmekler üzerinde kırmızı soğanlı, yağsız krem peynirli ve marullu, tütsülenmis somon
Taze çekilmiş kahve
Üçüncü seçenek
• Pankek
• Taze kiraz
• Greyfurt suyu
• Cappuccino
Öğle
Birinci seçenek
• Çilek tutkusu çorbası
• Tam tahıllı peynirli kraker
• Zeytinyağlı kuşkonmaz salatası
• Taze armut
İkinci seçenek
• Nicoise salatası
• Tuscan ızgarada sarımsaklı ekmek
• Yağsız çikolatalı brovni
Üçüncü seçenek
• Fransız ekmeğinden pizza
• Zeytin
• Fındıklı ve kuruyemişli taze elma dilimleri
Akşam
Birinci seçenek
• İstiridye bienvielle
• Karışık yeşil salata
• Haşlanmış armut
İkinci seçenek
• Enginarlı sotelenmiş tavuk
• Parmesanlı sıcak ekmek dilimleri
• Yeşil salata
• Çikolataya batırılmış taze kiraz, çilek
Üçüncü seçenek
• Tatlı ıstakoz kuyruğu
• Ispanak salatası
• Sıcak sandviç ekmeği
• Düşük kalorili çikolatalı pasta