| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

HERŞEYİ PAYLAŞALIM

32 "bebek" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"bebek" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Bebek için ne kadar vaktiniz var.

anne-bebek-resim Günümüz kadını çeşitli nedenlerle anneliği 40’lı yaşlara kadar erteliyor. Ancak bu rötar gebelik şansını ciddi olarak azaltıyor. Çünkü kadınlarda yumurta sayısının azalmasıyla birlikte 30-33 yaşlarında doğurganlık oranı da düşüyor.

Günümüz kadını artık geç doğum yapıyor. Önce kariyer sahibi olmak, sağlıklı bir ilişki oluşturmak, gelecek için ekonomik güvence sağlamak gibi nedenlerden dolayı gebelik geciktiriliyor. Çocuk doğurmak için 30’lu hatta 40’lı yaşlara kadar bekleniyor. Ancak bu bekleyiş, gebelik şansını belirgin olarak azaltıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Sorumlusu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Özkan Öztürk ve Kadın Hastalıkları-Doğum Uzmanı Dr. Canan Genim, günümüzde kadınların en sık sorduğu soruları şöyle sıraladı: “Bebek yapmak için ne kadar vaktim kaldı?”, “Yumurtalık rezervimi bilebilir miyim?”, “Yumurtalık yaşlanmasını yavaşlatabilir miyim?”

Doğurganlık hangi yaşta azalıyor?
Yumurtalıklar yaşam boyu değişim gösteren dinamik organlardır. Kadınların ömür boyunca sahip olacağı yumurta sayısı, doğduğu günde hatta daha anne karnında iken çoktan kodlanmıştır. Anne karnında kız bebeklerde dördüncü ayda yumurta sayısı en yüksek sayıya ulaşmaktadır. 6-7 milyon olan bu yumurta sayısı doğumda 1-2 milyona kadar azalmakta,  ergenlikte 300 bin, 37 yaşında ise 25 bine kadar inmektedir. Menopoza girmiş bir kadında ise bu rakam 1000 kadardır. Yumurta yaşlanması
genetik ve çevresel faktörlerin birbiriyle ilişkisinin bir yansımasıdır. Yumurta yaşlanmasının iki doğal sonucu azalmış gebelik şansı ve menopozdur.
Yumurtalık yaşı, takvim yaşından farklı

* Kadınlarda yumurta sayısının azalmasıyla birlikte 30-33 yaşlarında doğurganlık oranı da düşer.
* Bu azalmanın 35-38 yaşında hızlandığı gösterilmiştir.
* 30 yaşındaki bir kadında her ay gebe kalma olasılığı yüzde 20 oranındadır.
* 38 yaşında canlı doğum oranı yüzde 50 oranında azalmaktadır.
* 40 yaşında bu azalma yüzde 75’e çıkmaktadır.

Doğal yaşlanma sürecinin ötesinde yaklaşık her 100 kadından 10’unda beklenenden daha erken yumurtalık yaşlanması ve kaybı olmaktadır. Her 100 kadından birinde ise erken menopoz gelişir. Ülkemizde ortalama menopoz yaşı 46-48’dir. Menopoz yaşında genetik çok önemlidir. Bir kadının menopoz yaşı genellikle annesininkine yakındır. Sigara içilmesi menopozu ortalama iki yıl öne alır. Menopoz yaşı öne geldikçe 8 ila 10 yıl öncesinden başlamak üzere gebelik şansı azalarak kısırlık oranı da artar.
İleri yaşlarda bile bazı kadınlarda yumurtalık fonksiyonları gençliklerindeki gibidir ya da bunun tam tersi olabilir. Yani genç yaşlarda yumurta sayısı ve kalitesi beklenenden çok hızlı azalabilir. Bu durum yumurtalık rezervi ya da yumurtalık yaşı terimini ortaya çıkarmıştır. Yumurtalık yaşı her zaman takvim yaşı ile uyumlu olmayabilir. Yumurtalık rezervi herhangi bir yaşta azalabilir. Bu durumda kişi düzenli adet görmeye devam etse bile gebe kalma olasılığı çok azalmıştır. Bu kadınlarda artan gebelik kayıplarına daha sık rastlanır.

Yaşa bağlı kısırlıkta, tedavi kısıtlı
Yaşa bağlı kısırlığın tedavisinde tıbbi seçenekler kısıtlıdır. Özellikle 30 yaş üzeri olup da daha ileri bir yaşta gebe kalmak isteyen kadınlara, üreme sağlığı merkezlerinde mutlaka over yaşını ölçtürmelerini tavsiye ettiklerini belirten Doç. Dr. Özkan Öztürk, “Hatta 30 yaşının altında olan, sigara içen, ailesinde erken menopoz hikâyesi olan, 21 - 24 günde bir âdet gören veya
çikolata kisti olan kadınların bu araştır-maları genç yaşlarda yapmaları önemlidir” diyor.

Kadının yaşı ilerledikçe neler olur?
* Yumurta sayısı ve kalitesi azalır.
* Yumurtalık kalitesindeki azalmaya bağlı gebelik şansı azalırken düşük riski artar.
* Rahmin embriyo tutma yeteneği azalabilir, ama rahmin yaşlanması yumurtalık yaşlanması gibi dramatik değildir.
* Rahimde myom benzeri yapısal sorunlar daha sık gözlenir ve rahme giden kan akımı azalır.

BEN DE BİR ÇOCUĞUM

BEN DE BİR ÇOCUĞUM

Ben de bir çocuğum, diğerleri gibi,
Şefkatle öpülmek, sevilmek isterim.
Ellerimde tutsun büyüklerim,
Annesinin yanında bir çocuk görsem,
Kederle dolar, yaşlı gözlerim.
Ben de bir çocuğum diğerleri gibi,
Neşeyle dolup gülmek isterim.
Bir sevgi denizinde,
Açılmak sonsuza doğru.
Ninnilerle, türkülerle büyümek,
Bayramların bayram olduğunu bilmek,
Her çocuk gibi benim de hakkım.
Sıcak bir yuvadır düşlerim,
Ne olur, beni de görün,
Beni de sevin büyüklerim.

Arife HANCI

Kardeş Sevgisi

BEBEK

Evimize neden geldi bu bebek
Küçücük burnu, ağzı, elleri
Kıpkırmızı yanakları var
Ağlayıp duruyor sabahlara kadar.

Daha bilmiyor konuşmasını,
Korkuyor kundaktan çıkmaktan
Durmadan ninni istiyor canı.
Uykusunda gülüyor bazen

Artık benimde bir kardeşim var
Ne iyi insanın bir kardeşinin
Yarın oda benim gibi, güler yüzlü olması.
Kocaman bir çocuk olacak.

O zaman bütün defterlerimi, kitaplarımı
“Hepsi senin olsun” diye
O’na vereceğim.
Sonra bir sabah elinden tutup
Okula götüreceğim...

Erken Yaşta Gebeliğin Psikolojik Etkileri

Sebebi her ne olursa olsun ergen gebeliğinin birçok fizyolojik riskleri olabileceği gibi önemli psikolojik sıkıntılara da sebep olması 1hamile mümkün. Peki bu psikolojik etkenler nasıl şekilleniyor?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ergenliği (adölesan) kişinin 10 – 19 yaş aralığı olarak tanımlamaktadır. Günümüzde bu yaş grubunda olup gebe kalan gençlerin sayısı günden güne artmaktadır. Amerikan Hastanesi’nden Uzman Psikolog Aslı Akkan, “Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerdeki gebeliği erken evlilik ve modern topluma göre iki ayrı grupta incelendiklerini” belirtiyor.

1: Erken Evlilik

Türkiye’de ergen hamileliğinin en temel nedeni kültürel olarak erken yaşta yapılan evliliklerdir. Yapılan araştırmalar ülkemizde özellikle Doğu Anadolu bölgesinde her 10 kadından en az birinin 15 yaşından önce evlenmiş (evlendirilmiş) olduğunu göstermektedir. Aynı kültürel yapı sonucunda da bu gençler doğum kontrol methodlarını bilmemekte hatta gebe kalmaya teşvik edilmekte ve erken yaşta gebe kalmaktadırlar.

2 : “Modern” Toplum

Her ne kadar batı ülkelerinde olduğu kadar sık olmasa da ülkemizde özellikle büyük şehirlerde evlilik dışı gebe kalımlar vardır ve sayıları her geçen gün artmaktadır. Kentleşme ve gelişmeye bağlı olarak evlilik yaşının ilerlemesi ve gençlerin evlilik öncesi (gençlik/ergenlik dönemlerinde) cinsel yaşam ve tutumlarının eskiye oranla farklılık göstermesine bağlı olabilir.

Sebebi her ne olursa olsun ergen gebeliğinin birçok fizyolojik riskleri olabileceği gibi önemli psikolojik sıkıntılara da sebep olması mümkündür. Böyle bir durumda yaşanılabilecek ilk sıkıntı gebeliğin devam ettirilip ettirilmemesi ile ilgilidir. Evlilik dışı gebe kalımların büyük kısmı sonlandırılmaktadır. Ancak işlem sonrası genç kız yeterli sosyal ve psikolojik desteğe sahip değil ise ciddi bir travmaya maruz kalmaktadır. Hele bu durumu ailesi ve/veya yakınlarıyla paylaşma olanağı olmayan bir genç bu travmayı daha da şiddetli yaşayacaktır. İstediğinde tekrar gebe kalıp kalamayacağı ile ilgili sıkıntılar, gebelik sonlandırma ile ilgili suçluluk, aile/çevreye yalan söylemek/saklamakla ilgili suçluluk ve tüm bunların stresör olarak baskı yapmasıyla partneriyle yaşanabilecek ilişki problemleri bu tip travmaların en majör sebepleridir.

Gerek evli olunması ve zaten teşvik edilmesine bağlı olarak gerekse bir şekilde gebeliğin öğrenilmesinden sonra ailelerin onayı (reşit olmama nedeniyle) ile apar topar evlenilip sürdürülmesine karar verilen ergen gebeliklerinin de açabileceği psikolojik sıkıntılar vardır. Ergen zaten içinde bulunduğu yaş dönemi itibariyle birçok hormonal ve psikolojik değişimi bir arada yaşamaktadır. Daha kendini tanımaz, kendi kimliğiyle ilgili bocalamalar yaşarken ebeveyn kimliğini alacak olması başlı başına bir stresördür. Bu duruma bağlı olarak anne adayının ciddi duygulanım problemleri yaşaması, travmatize olması ve bu durumun eşlerin ilişkilerine yansıması çok olasıdır. Ayrıca yetişkin olmayan bir ebeveyn tarafından Dünya’ya getirilip büyütülecek olan çocuğun da psikolojik sağlığının boyutlarından süphe edilmelidir.

Şekli, sebebi veya sonucu ne olursa olsun ergen hamileliğinin oluşturabileceği psikolojik travmayla başaçıkmanın en etkin şekli bunun engellenmesi için baştan önlemlerin alınmasıdır. Gebe kalınması halinde ise kararı ne olursa olsun gerekli psikososyal desteğin sağlanmasına çalışılmalıdır.

UYUYAN BEBEK

melekler gibi uyuyor

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Uyuyan Bebek
Beşiğinde mışıl mışıl
Şimdi böyle uyuyorsun
Nur topusun ışıl ışıl
Şimdi böyle uyuyorsun

Yanakların gülpembecik
Güllerden birer yapracık
Taze açılmış goncacık
Şimdi böyle uyuyorsun

Rüyalarında melekler
Başucunda annen bekler
Senin için tüm emekler
Şimdi böyle uyuyorsun

Ama hayat hep böyle mi
Habersizsin oh ne iyi
Bulanmamış sular
Şimdi böyle uyuyorsun

El bebeğim gül bebeğim
Bir körpecik dal bebeğim
Kıymetini bil bebeğim
Şimdi böyle uyuyorsun
        Yılmaz Aybar

HAMİLE KADINLARIMIZ

mother_with_children hamilevebebek hamile kadın hamile9 h.beslenme ebelik-hamilelik-gunes ebe2 doğum

ÖRGÜ CEKET

erkek çocuklarına

Örgü Patikler

sandalet patik atik boncuklu-bebek-patigi bebek-patikleri bebek-patigi-2

BEBEK TAKIMI

bebek takımı

MAVİŞ GÖZLÜM

tatlım