| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

HERŞEYİ PAYLAŞALIM

Yazılar arşiv 05.2009 Other entries in 2009-05 resimler , videolar

Kaşınan gözlere dikkat!

öz Gözlerin kızarması, sulanması ve kaşıntı ile kendini gösteren “Allerjik konjonktivit” çok sık rastlanan bir göz rahatsızlığıdır.

Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi’nden Doç. Dr. Sinan Tatlıpınar, bir göz rahatsızlığı olan “Allerjik konjonktivit”e sık rastlandığını belirterek “Allerjik konjunktivitin tedavisinde genellikle kombine tedaviler uyguluyoruz ama temel prensip alerjiye neden olan etkenden uzak durmaktır” diyor.

Gözlerin kızarması, sulanması ve kaşıntı ile kendini gösteren “Allerjik konjonktivit” çok sık rastlanan bir göz rahatsızlığı. Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi’nden Doç. Dr. Sinan Tatlıpınar, “allerjik konjonktivit”i “göz kapaklarının içini ve gözün beyaz kısmını saran ve konjonktiva olarak isimlendirilen zarın allerjiye bağlı olarak gelişen iltihabıdır” diye tanımlıyor.

Dr.Tatlıpınar, gözün allerjik hastalıklarına sık rastlandığını belirterek “Aslında allerjik konjonktivit bir grup hastalığı tanımlayan genel bir terimdir. Alt tipleri arasında mevsimsel allerjik konjonktivit, pereniyal allerjik konjonktivit (uzun süreli allerjik konjonktivit), vernal keratokonjonktivit, atopik keratokonjonktivit ve dev papiller konjonktivit yer almaktadır” diyor.

Allerjik konjonktivitin genellikle her iki gözü birlikte etkilediğini vurgulayan Dr. Tatlıpınar, diğer belirtileri şöyle sıralıyor:
“Gözlerde kaşıntı ve kızarıklık, gözde yanma hissi, gözkapaklarında şişme, gözlerde sulanma genel belirtilerdir. Ancak türlerine göre bu belirtilerde değişiklik olabilir. İleri durumlarda saydam tabakanın (kornea) etkilenmesi halinde görme sorunlarına yol açabilir.”

Allerjik konjonktivit teşhisinin hastanın şikayetleri, dikkatli bir muayene ve bazı laboratuar incelemeleriyle konduğunu belirten Dr. Tatlıpınar, tedaviyle ilgili ise şunları söylüyor:

“Allerjik konjonktivitin tedavisinde prensip; eğer biliyorsak allerjiye neden olan etkenden uzak durmaktır. Genellikle kombine tedaviler uygulanmaktadır. Hastalığın tipine ve şiddetine göre allerjiyi önleyici antihistaminik damlalar ve gerektiğinde mutlaka doktor kontrolünde olmak üzere kortizon içeren ilaçlar kullanılmaktadır.”

Konjunktivitin Alt Tipleri

Mevsimsel ve pereniyal allerjik konjunktivit: Bu iki alerji tipi aynı gurupta toplanabilir. Her iki tipte de havada bulunan spesifik bir etkene karşı alerji gelişmektedir. Mevsimsel alerjik kojonktivit en sık rastlanan allerjik göz hastalığıdır. Tüm alerjik konjunktivit olgularının yaklaşık olarak yarısı bu guruptandır. Burada etken sıklıkla polenlerdir. İki taraflı göz yaşarması, kaşıntı, yanma hissi ve kızarıklık görülür. Göz kapakları hafif şişmiş olabilir, görme normaldir. Sıklıkla burun akıntısı, hapşırma, burunda tıkanıklık ve kaşıntı gibi allerjik rinit bulguları da eşlik eder.

Pereniyal yani uzun süreli alerjik konjunktivit yıl boyunca mevcuttur ve bu tipten başlıca ev tozu ve hayvan atıkları sorumludur. Bu tip daha az yaygın olup genellikle mevsimsel tipten daha az şiddetli biçimde ortaya çıkar.

Vernal keratokonjonktivit (Bahar Keratokonjonktiviti): Çocuk ve genç erişkinleri etkileyen bir allerjik konjunktivit tipidir. Ilık ve kuru iklimli bölgelerde daha sık ve şiddetli görülür. Erkeklerde daha sık görülmektedir. Ortaya çıkışı genellikle 5 yaşından sonradır ve genellikle ergenlik çağına gelindiğinde hastalık sonlanmaktadır. Hastalığın süresi nadiren 5–10 yılı geçer. Tipik olarak mevsimseldir ve ilkbahardan yaz sonuna kadar sürer.

Atopik keratokonjonktivit: Körlük riskinin en fazla görüldüğü allerjik konjonktivit formudur. Nadir olarak ve gençlerde görülür. Yirmili yaşlar civarında başlar ve uzun yıllar devam eder. Atopi kişinin alerjik bozukluk geliştir¬mesine yol açan kalıtımsal ve yapısal bir özelliktir. Bu konjonktivit tipi astım, rinit, atopik dermatit, besin allerjisi gibi atopi belirtileri gösteren kişilerde görülür. Göz bulguları genellikle diğer atopik bulguların ortaya çıkmasından bir kaç yıl sonra gelişir ve vernal keratokonjonktivite benzer şekildedir. Göz kapakları sıklıkla tutulmuştur. Kapak cildi kızarık, kalınlaşmış ve pul pul olmuştur. Kirpik dibi iltihabına sık olarak rastlanmaktadır.
Kapak iç kısımlarında yapışıklıklar, gözün kornea tabakasında anormal damarlanmalar, katarakt görülebilir.

Dev Papiller Konjunktivit: Bu hastalık kontakt lensler, kontakt lens temizlik veya bakım ürünlerine karşı gelişebilir. Üst kapağın altını döşeyen konjunktivada papilla denen kabarıklıklar mevcuttur. Hastalar kontakt lens taktıklarında rahatsız olduklarından yakınırlar. Bazen göz protezleri ve göze konulan dikişler de bu tabloyu oluşturabilmektedir. Tedavisinde bu tabloya yol açan etken ortadan kaldırılmalı ve alerjiyi önleyici ilaçlar kullanılmalıdır.

Bazen göze kullanılan ilaçlara, bu ilaçlar içerisindeki koruyucu maddelere veya kozmetik maddelere karşı gözde alerjik reaksiyon meydana gelebilmektedir.

Yaz gribine dikkat!

ri Sıcak yaz günlerinde "Bana bir şey olmaz" diyenleri 'yaz gribi' pusuda bekliyor. Yaz aylarında havadaki ozon miktarının artması nedeniyle kişiyi tatilde yakalayan hastalıktan korunmanın yolları basit: Bol su ve sıvı tüketin, güneşte fazla kalmayın!

Rekor sıcakların ardından alerjik bünyeleri yaz gribi bekliyor. Tatilin ardından burun akıntısı, ses kısıklığı, terleme hatta ateşle kendini gösteren yalancı gribi klimalar da kolaylıkla tetikliyor. Tek ilacı ise yatak istirahati. Yaz gribinin sonbahar ve kış mevsiminde görülenden farklı olarak, saman nezlesine benzer şekilde, havadaki parçacıklara karşı gelişen bir çeşit alerji şeklinde seyrettiğini anlatan Acıbadem Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Koptagel İlgün, "Gerek havadaki alerjik reaksiyona sebep olabilen nedenler, gerekse kişinin vücut direncinin düşmesi, yaz mevsiminin cazibesi, klima tozları, plajlar ve toplu yaşanılan yerlerin artması nedeniyle bu mevsimde de sıklıkla grip tipi virüs enfeksiyona rastlamaktayız" diyor. Kişileri özellikle tatilde yakalayan, birçoğunun da yeterince dinlenmeden ve keyif alamadan dönmesine yol açan yaz gribine, diğer mevsimlerde görülebilen 'influenza' A ve B virüsleri yol açıyor.

Zatürreye kapılmadan

Ateşle seyreden bu tip yaz gribi veya enfeksiyonlarının, bazen sessiz seyredebilen ve her zaman klasik şekilde görülemeyen zatürree (pnömoni), bronşit ve diğer virüs enfeksiyonları ile karıştırılabileceği uyarısında bulunan İlgün, şöyle devam ediyor: "Onun için yaz mevsiminde görülen ishal vakalarının altında herhangi bir bakteri veya amip gibi bir etken olup olmadığını veya diğer ateşli soğuk algınlığı gibi seyreden durumlarda, başka bir virüs veya enfeksiyonun varlığını; ayırıcı tanı yönünden ciddiye almak gerekir."

Dinmeyen eklem ağrısı

Prof. Dr. İlgün konuyla ilgili şu açıklamada bulundu: "Havadan vücudumuza solunum yoluyla giren alerjiye sebep olan bir madde, antikor dediğimiz müdafaa maddelerini geliştirir, onlar da alerji yapan maddeyle birleşip; burun akıntısı, nezle hali, bazen kaşıntı, bazen ateşle seyreden kısa süreli enfeksiyon tablosu yaratır. Buna yaz gribi ya da alerjik rinit denilebilir. Eklem ağrıları, baş ağrısı, kuruluk, nezle hali, hapşırma, gözlerde sulanma ile seyredebilir. Birçok risk faktörüne sahip olan kişiler (toplu yaşanılan yerde bulunanlar, yaşlılar, küçük çocuklar, kalp ve akciğer hastaları, hamileler gibi) bu virütik enfeksiyonlara karşı daha hassas olur."

Çocuklara dikkat

Prof. İlgün, yaz gribinin çocukları da tehlikeye attığını vurgulayarak, tedavide izlenilmesi gereken yolu şöyle özetliyor: "Tedaviye öncelikli olarak evde başlanabilir. Çocuğun yüksek ateşi düşürülür, bol sıvı ile desteklenir. Bazı destek ilaçlar var ama çocuklara grip ilaçları vermemeye çalışıyoruz. Çocuk, grip enfeksiyonunu kendi kendine yenebilir. Ancak şikâyetler artarsa o zaman hastaneye gidin. Yaz gribi ihmal edilip gerekli önlem alınmadığı takdirde zatürree, orta kulak enfeksiyonları ve sinüzit gibi durumlar gelişebilir. Diğer hastalıklardan şüphelenmek içinse en az 10 gün gibi bir süre geçmeli. Ateşinin 4-5 günden fazla sürüp, öksürüğünün giderek artması durumunda başka hastalıklara yol açmış olabileceği düşünülebilir."

İstirahatsiz asla!

Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko ise en iyi tedavinin istiharat olduğunu belirterek, şu önerilerde bulunuyor: "Sıcaklar nedeniyle kaybedilen sıvı ve klimaların etkisiyle kuruyan yutak ve solunum yolları, hastalığın oluşumunu kolaylaştırır. Belirtileri azaltıcı ateş düşürücü, ağrı kesici ve öksürük giderici ilaçlar, hastalığın geçirilmesinde kişiye yararlı olur. Grip geçiren kişilerin, özellikle çalışanların, bu dönemi evlerinde geçirmesinde fayda var. Bulaşıcılığı yüksek olan bu hastalığın diğer çalışanlara bulaştırması, önemli iş kaybına neden olur." Prof. İlgün'ün yaz gribi olmak istemeyenler için tavsiyeleri şöyle:

* Dengeli beslenin.
* Diğer hava kirliliğine neden olan etkenlerden uzak durarak kısmen korunun.
* Bu dönemde rejim yapmayın.
* Bol su ve sıvı tüketin.
* Meyve ve sebze ağırlıklı beslenin.
* Uyku ve istirahate dikkat edin.
* Güneş etkisinde fazla kalmayın.
* Şikâyetleriniz yüksek ateşle beraber seyrederse, ilk fırsatta doktora başvurun.

EN ÇOK PAYLAŞILAN KARELER

En çok paylaşılan kareler 

İnternet üzerinden paylaşılıp, dünyada dün gün boyunca en çok tıklanan fotoğraflar bunlar oldu...

8 9 7 6 5 3 2 1 sunucunun zor anları
22 21 20 19 18 16 15 14 13 12 11 10
tavuz kuşu anda 33 32 31 29 28 26 25 24 23

En çok izlenen kareler 6

anda tavuz kuşu

En çok izlenen kareler 5

21 22 23 26

En çok izlenen kareler 4

20 24 25 27

En çok paylaşılan kareler 3

12 14 18

En çok konuşılan kareler 2

19 11 13 15 16

En çok paylaşılan kareler 1

6 7 9 8 10

En çok paylaşılan kareler

1 2 3 5